GÖNÜL İSTERKİ...
Bazen gönülden gider cümleler, bazense gönül koyar. Bir de can-ı gönülden davranır sevdiklerimiz... Kendi bahçenize sınır çizmişsinizdir aslında. Boşluklar açılır, yerlerini çokluklar doldurur. Seçerken yoksullaştırdığınız iç sesinize kalabalık karışmıştır. Yaşanılan her şey, hiç olanı göndermiştir can-ı gönülden. Ya geniş gönüllülere ne demeli? Onlar hoşgörülükleriyle kazanmışlardır ruhları. Kaldı ki rahat tutumları mutsuz eder eş, dost, akrabayı. Ancak kul köle olunmak şartıyla esirgemezler kendilerini. İyilik yapmaya devam ettikçe başarılı olursunuz çooooookkk rahat yüreklerinde. Niçin mi? Aldırmadıkları tekil davranışlarında ölümsüzdürler de ondan. Gelgelelim ayran gönüllülere nazaran masumdurlar da! Gerçi zorla olmaz bu işler de. Keyiflerinin kahyası olduklarından, duyguları istatistiksel olarak inişli çıkışlıdır. Tutsak değillerdir ne gelene ne de gidene. Diğer hevesleri keşfetmeye meyillidirler kaybolmamak için.
Gözyaşlarını sizin için tüketen insanlar vardır. İşte bu kişilere gönülden borçlusunuzdur. Sizinle bütünleşen, sizi büyüten bağlılıklarından söz ediyorum. Doymuş beyinlerinden, komşusu açken tok olmayanlardan hani. Kucaklayıcı, olanaklarını seferber etmiş yakınlıklardan; biz olmaya isteklilerden... Yalnız, öyle olur olmaz gönlünü bir hiç uğruna kaptıranlara üzülmüyor değiliz. Aşırıya kaçmışlardır ister istemez. Hayalleri ise sonsuz... Gözlerini yummuş, kendi üzerlerine kapanmışlardır. Yokluk, ayrılık biçilmiş kaftandır hüzünlerine. Durgun cennetlerini ulaşılmaz çabalarına ortak etmişlerdir.
Mevlana:
"Hadi yaramı sarmaya merhemin yok, yalandan da olsa gönül alamaz mısın" demiş.
Gönül zarif olmalı. Beğenilmek, kabul görmek; kısacası gönül okşanmak ister. Çoğu kez kırgınlıklar onarılmaz hal almıştır. Fazlalıkları gönülden çıkarmanın yollarını arar durursunuz. Bir hışımla içeri girenleri hatır gönül tanımadan kovmaktır dileğiniz. Ve siz dağınık, meşgulken, bir gönül rahatlığına ihtiyaç vardır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder