ÖYLESİNE
Bu tatlı ve dalgın sabahlar...
E kırkını aşmış mutlu rastlantılar,
Şimdi bir avuç saklanan hazlar
Siz yine de susuzluğumu için, kazın toprağı
Kimileri zaten şafakta güneş
İçki kadahleri hazırdır, bir de duymayan kulakları
Ya solgun akşamın rengindeki yağmurlar?
Hey! Yorulmuş, başıma üşüşmüş sarhoşlar
Çoktan uyumuş, yanmış gecelerde ateş
Yatışmış seslere ısrarla sinmiş şeker kokulu çarşafları
Ovalarda topraklar
Ya yosunlar?
Ve ter içinde uyanmalar
Siz yine de susuzluğumu için, kazın toprağı
Kendinden inilti, hıçkırıklarla güçlendi kaç kez... sen de yenmeye kalkma
Azıcık yeşili gördüm diye bırak alayı, karışma
Uçamayacağım bir boşlukta söz verdim tutunmaya
Anıların yolundan inmeli geçmişe
Öylesine aşka doğru kaç yol varsa!
Ya vagonlar?
Şarkılarımı tren penceresinden kayıp giden tepelere bağışlıyorum ve sıkılmış dağlara
Siz yine de susuzluğumu için, kazın toprağı
Kimileri zaten şafakta güneş
Beyhan Özer

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder